Davul Dersi – Bateri Dersi
TEL : +90 532 275 06 87

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.


Bilge Candan

Küçük yaşlardan beri müziğe ve özellikle de ritim enstrümanlarına karşı ilgim oldu ve kendi kendime çalmaya çalıştım. 16 yaşlarında Fenerbahçe Lisesi halk müziği orkestrasında ritim (darbuka, bongo) çalmaya başladım. O sıralarda okul orkestrasında davul çalan Halil Ceylan sayesinde davula ilgim başladı. Halil davul konusunda bana ilk yardımcı olan ve cesaret veren kişidir. O aşlarda bir iki ufak düğün salonunda ritim çalarak ilk paramı kazanmaya başlamıştım. Daha iyi bir müzisyen olabilmek için davulun yanında bas gitarı da öğrenmeye çalışırken Turgay Çelik ve Aydın Şeref ile tanıştım. Çok beğendiğim bir rock grupları vardı. Ben onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışırken bas çalışımda bir ışık! görmüş olmalılar ki; bana gruplarında bas çalmak isteyip istemediğimi sordular. Benim için bulunmaz bir fırsattı, tabii hemen kabul ettim ve beraber prova yapmaya başladık. Turgay bana bas konusunda birçok şey öğretti (kendisi o zaman gitar çalıyordu ve bence de basçılığı gibi hala çok güzel gitar çalıyor) ama birlikte çaldığımız sıralar Aydın’ı dinlerken ( o zaman da iyiydi) davula bakış açım değişti ve davulu bırakmayı düşünürken ben de tekrar davul çalma isteği oluştuğunu fark ettim. O zamana kadar kendi kendime öğrenmeye çalıştığım şeylerin yetersiz olduğunu iyice hissetmeye başlamıştım ki Turgut Alp’le tanıştım. Kendisi o zamanlar beğenilen profesyonel bir davulcu olmasına rağmen Burhan Tonguç (Burhan Baba) ‘dan ders alıyordu. Bana da Burhan Baba’dan bahsetti. 1984 yılında düğün salonlarından para kazanıp Burhan Baba’dan davul dersleri almaya başladım.Burhan Baba benim davulu ve müziği algılayışımı tamamen değiştirdi. Davul notasının inceliklerini beyni 4’e bölmeyi hep ondan öğrendim. Uzun zamanda geçmeyi hedeflediğim yolu adeta çok kısaltarak önüme koydu. O’na çok şey borçluyum yalnızca davul çalabilmeyi değil ritmin ve müziğin felsefesini de öğretti. Bence çok önemli fakat gizli kalmış müzik adamlarından biridir.

1985 senesinde gitarist arkadaşım Mahmut Özen’le beraber gitar ve davul ikilisi olarak Kocamustafapaşa Çevre Tiyatrosu Müzikli Oyunları ile 2,5 ay süren bir Türkiye turnesi yaptık. Gerçek bir maceraydı (turnede yaşadıklarımız başlı başına ayrı bir yazı konusudur).

Döndükten sonra yavaş yavaş düğün salonlarının yanında iyi müzisyenlerle beraber o zamanın popüler gece klüplerinde de çalmaya başladım (kulüp 12, kulüp Reşat).Notayla çalma ve eşlik tecrübem giderek artmaya başlamıştı.

1986 senesinde Sibel Egemen ile çalmaya başladım. O yıllarda Sibel Egemen bir stardı ve ağırlıklı olarak yabancı müzikallerden derlediği ve sürekli nota takibi gerektiren zor bir sahnesi vardı (ya da o yaşlarda bana öyle geliyordu). Ama altından kalktım ve uzun yıllar Sibel Egemen ile çalmaya devam ettim.- Bu sıralarda hala Burhan Baba’dan ders almaya devam ediyordum.-

1987 yılında Çakıl gazinosunda Oğuz Abadan orkestrasıyla çalmaya başladım. O dönemin en iyi eşlik orkestralarından biriydi. Gitarda Oğuz abi (aslında basçı olarak tanınır ama iyi de gitar çalar) basta Murat Töz ve klavyelerde Ufuk Yıldırım vardı. Selçuk Ural ve Ahu Tuğba’ya çalıyorduk (çok enteresan günlerdi, ayrı bir yazı konusudur).

1988’de Ahmet Koç ile tanıştım. Modern bağlamayı çok iyi çalan bir müzisyendi. Birlikte çalmaya başladık. Özgün ve protest müzik dünyasına girişim böyle oldu. Beraberce Haluk Özkan, Ferhat Tunç daha sonra da Ahmet Kaya orkestralarını oluşturduk. Ferhat Tunç ve Ahmet Kaya ile birçok Avrupa ve Türkiye turnesi yaptık (özellikle Avrupa turneleri sırasında çok ilginç deneyimler yaşadık apayrı bir yazı konusudur). Bu gruplarda Ahmet Koç’un yanı sıra Ali Koç, Eylem Pelit, Edinç Şenyaylar, Aydın Şeref; Turgay Çelik, Bülent Kahraman, Semih Erdoğan gibi arkadaşlarımla beraber çalıştım.

1989 yılında Bakırköy Belediyesi’nin açtığı sınavı kazanarak Bakırköy Belediyesi Bando ve Orkestrası’na girdim. Hem bando hem de büyük orkestrada çaldım. Bu yaklaşık 2 yıl sürdü. Bütün bu işlerin arasında Marmara Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü’nden arkadaşlarla rock ve blues grupları oluşturuyor ve konserler veriyorduk. Fethi Taner ve toplama adamlar Yavuz Çetin bunlardan bazılarıdır.

1990 senesinde Ezgi’nin Günlüğü grubuyla da çalışmaya başladım.

Ayrıca 1990 yılında, nefeslilerde Tahsin Ünüvar, Bass gitarda Ahmet Güvenç ile beraber Yekta Kara ‘ya Yunanistan turnesinde eşlik ettik.

1992 yılından ilk önce Selçuk Tekay Orkestrası ile Şener Şen ve Emel Sayın’ın bulunduğu Neşe-i Muhabbet müzikalinde çaldım. O senenin bahar ve ilk yaz aylarından Tanju Okan ile Yeşilyurt Spor Kulüp’nde çalarken bir yandan da Yeşim Salkım’ın orkestrasını oluşturduk (Zafer Şanlı bas, Bülent Kahraman klavyeler, Recep Özçakır gitar). 1992 yazını ve 1993 kışını yoğun bir tempoyla Yeşim Salkım ile geçirdik.

1994’te tekrar Ferhat Tunç ile Avrupa Turnesi yaptım. Ahmet Koç ve İsmail Soyberk ile Edip

Akbayram Orkestrası’nda (dostlar) çaldım. 1994 yazında 2 aylık zorlu! bir askerlik hizmetinden sonra İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları Orkestrası’na kadrolu olarak girdim. 2 yıl boyunca diğer gece kulübü ya da konserlerimin dışında Şehir Tiyatroları Orkestrası’yla Önder Bali şefliğinde birçok müzikalde ve müzikli oyunda çaldım (Evita, Resimli Osmanlı Tarihi, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Lüküs Hayat). Aynı zamanda 1995 yılının sonuna kadar kendi orkestramla Vega Gazinoları’nda (bildiğin kumarhane) müzik yaptık, o zamanlar kumarhaneler yasaldı.

1996 başında arkadaşım Aydın Şeref’in teklifi ile Rafet El Roman grubunda perküsyon çalmaya başladım. Türkiye ve Avrupa’da birçok konserler verdik.

2000 yılına kadar Rafet El Roman ile çalıştık. Rafet’in yurtdışında olduğu ya da çalışmadığı dönemlerde de Demet Sağıroğlu, Emel Müftüoğlu, Ümit Sayın, Yeşim Salkım, Murat Göğebakan v.s. gibi birçok şarkıcıya davul çaldım.

1997-98 kışında Turhan Yükseler Orkestrası ile Ajda Pekkan’a eşlik ettim.

Şenova Ülker’in kurduğu daha sonra Süheyl Denizci’nin de kısa bir süre şefliğini yaptığı özel bir big-band projesinde yer aldım.

Bu tip özel projelerin yanı sıra 2000-2003 arası Hande Yener ile çalıştım.

2004 yılında Mustafa Dönmez ve Sertaç Tunguç’la Atmosfer Jazz -fusion grubunu yeniden kurduk (Atmosfer, Mustafa’nın 1986 yılında başka bir ekiple oluşturduğu ve daha sonra dağılan bir gruptu). Uzun provalardan sonra 2006 senesinde Jazz Cafe, Balans, Babylon, Hayal Kahvesi, Boğaziçi Üniversitesi v.s. gibi birçok yerde yoğun ilgiyle karşılanan konserler verdik. 16.Akbank Jazz festivalinde çaldık. 2006 Aralık ayında da -Ağaçların Öyküsü- isimli ilk albümümüzü çıkardık. Bu arada 2006 yılında Zeynep Casalini ve Rapsodi grubuyla da çaldım.

1990 senesinden beri de çeşitli dershanelerde davul ve perküsyon dersleri veriyorum. (R.M.T., Özel İstanbul Güzel Sanatlar, Kuğu Bale Müzik Okulu, Bahçeşehir Üniversitesi, Çevre Koleji v.s.)

2006 senesinde Bemol Müzik etiketiyle yayınlanmış Davulların Hakimi isimli bir davul metodum var.

2006 yılından beri Kadıköy’de kendi özel stüdyomda davul ve perküsyon dersleri veriyorum. Aynı zamanda 2007 senesinde, İstanbul Aydın Üniversitesi Bil Sanat Akademisi’nde davul ve perküsyon dersleri vermeye başladım.

2010 yılında yine Bemol Müzik etiketiyle DAVUL ATÖLYESİ – 1 isimli kitabım yayınlandı.